Güzel ve saf bir niyetle yola çıkanın hep bir yol bulacağına inanırım. Çünkü niyet, insanın güzergâhını belirleyen en önemli etkenlerden biridir bana göre. İnsan niyetsiz olursa eğer, oradan oraya savrulur, karşısına çıkan ilk engelde pes etmeye çok meyyal olur. Bu yüzden rotamızı belirleyen şey de yaptığımız işin sonucunu belirleyen şey de niyettir aslında. O yüzden şöyle buyurmuştur Resulullah (sav): “Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.” Kalbimizdeki niyetlere göre yaptığımız şeyin karşılığını göreceğiz. Yani Allah'ın rızasını kazanmak niyetiyle yola çıkarsak alacağımız sevap ona göredir; dünyalık kazanmak niyetiyle yola çıkarsak da alacağımız sevap ona göredir. Kişi neye niyet ederse, ona, onun karşılığı verilir. Kalbindeki niyetlerin karşılığını görmek ise her zaman çiçekli yollarda yürümek değildir. İnsan, kalbindeki niyetler ne kadar temiz ve güzel olursa olsun yürüdüğü yolda engellerle karşılaşır. Ama fark şudur ki, o engeller onu yıkmaz, rotasından şaşırtmaz, şaşırtsa da tekrar yoluna geri döner. Sırat-ı müstakim üzere yürümek gibi sanki. Günah da işler, kötülüklere de maruz kalır ama asla vazgeçmez Allah'ın ipine sarılmaktan. Çünkü kalbindeki niyet onu istikamette tutar. İşte tıpkı bunun gibi kalpte büyürse niyetler, insan kötülükle de karşılaşsa, engeller yolunu da kesse, vazgeçmez niyetinden ve o niyetlerin çabası boşa gitmeyecektir Allah'ın izniyle. Çünkü temiz niyetle yapılan işe Allah bereketini ihsan eder. Diktiği o fidanı büyütür, olgunlaştırır. Allah cömerttir; biz bir karış yaklaşırsak O bir arşın yaklaşır. Biz O'na yürüyerek gidersek O bize koşarak gelir. Allah böyle buyurmuşken niyetlerimize engel olan nedir peki? Kalpleri gören de gözeten de Allah değil mi? Kulunun niyetinin samimi olup olmadığını bilen O değil mi ki bizler bu kadar korkuyoruz çabalarımızın karşılığını alamamaktan? Şöyle bir düşünüyorum da Allah'ın kitabına göre yaşamaya da düşünmeye de çok uzak kalmışız sanki. Kaygılar hepimizi esir almış, elimizdeki fidanı dikmemiz gerektiğini biliyoruz ama samimi ve temiz bir niyeti Allah'a sunmamız gerektiği kısmını hep atlıyoruz sanki. Böyle olunca da yalnızca dünya kaygısı ile atılan adımlar kalıyor geriye. Niyetini Allah'a sunmuş ve sonucu O'na bırakabilmiş kalpler yerine kaygılar içinde boğulmuş kalpler var oluyor yalnızca. İşte bu yüzden kaybediyoruzdur belki...
Hâlden hâle evriliyoruz, yolumuzu bulamıyoruz, bazen kayboluyoruz ama yine de yürümekten vazgeçmiyoruz. Temiz niyetler sunabiliyor muyuz Allah'a, bilmiyorum. Ama en azından bunun için çabalıyoruz. Çabalarınız da niyetleriniz de daim olsun sevgili okur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder